Hayat mevsim seçebilir kandırmak için bizi.Bahar geldi mi zamanı durmak istiyorum.Diğer aylardın aksine ne acıya kölelik etmek istiyorum ne de sıkıntıların kucağına oturmak,ne yenilgilerin hınçlı kollarında mahsur kalmak ne de zamanı mahkum koltuğuna oturtmak.Belki de bu yüzden bahar karnesini yeni almış olmanın ferahlığını henüz üzerinden atamayan çalışkan öğrenciye benzemektir.
Bahar bitti bitiyor az kaldı ama bu baharı çok sevdim ben.Kararsızlığın ardına sakladığı gizemini,hafif rüzgarlarla gülümseyişini,sırp sürpriz yapmak uğruna ıkıla sıkıla yağdırdığı güçlü yağmurlarını ,kısaca her halini, her gününü...
İnsan etrafına örülen duvarları bilek gücüyle yıkamıyorsa eğer dil gücüyle yıkar.Bahar gelmiş,sürgünler bir bir boy verirken durup sadece onları seyretmek hiç bana göre değil di.Gördüğüm herşeyi,farkettiğim her duyguyu yazabilir hale gelmek için durmadan hissetmeye çalışıyorum.Eskiden çok eskiden değil ama insanların birlikte yani çoğul olduğunda mutlu olabileceğini düşünürken kendi küçük dünyamı öylesine sevmeye başladım ki ,gelip içeri girmek isteyenleri önce bekleme salonuna alıyorum bu yüzden.Bu bir yalnızlaşmadan çok ne istediğini bilmeye dönüşüyor ki içimde ,hiç tükenmeyen bir heyecana neden oluyor bu telaşeli gelgitler...
İşte bu yüzden baharı izlemek ve yaşamak arasında çok ciddi farklar var.Bahar farketmek ise eğer 25 yaşının ortalarında olan ben ilk defa bu kadar güzel bir bahar geçirdim.
Sorunlar yok mu ? Hem de ne çoklar!
İş güç iyi mi? Hep kaos,hem çekişme,hep rekabet!
Zaman problemini aşabiliyor muyum? Karmaşayı ve meşguliyet halini sevebilme özelliğim var!
Nasıl kandırıldım ,nasıl tarif edemediğim bir iç huzur olanağı verdi öyle ise bu bahar bana.Sanırım bu sayfaları takip edenlerin cevabı tahmin etmeleri zor olmasa gerek.Dinliyorum,görüyorum,hissediyorum ,yazıyorum.Bunu yaşamak nasıl bir keyif benim için yavaş yavaş sırrına eriyorum.Belki de doğru zamanın gelecek değil "şimdi" olduğunu öğrendim...

Bir gece bir yıldız kaydı gökyüzünden
Susuz topraklarda hayat bulan
Bir gül ağacının kalbine teğet geçti...
Renkli talihsizlikler kuşağı kadar
Hüzünlü olamadı düşlerinin kırılması
Dikenli ,yeşil yapraklı ,çelimsiz dallar için...
Bir kaç damla gözyaşı
Yetti söylentileri asmaya
Oysa biraz eşelemek yeterliydi
Gerçeği görebilmek için...
Heyhat!
Kimin umurunda...
Kaydol:
Yazılar (Atom)
